9 Kasım 2012 Cuma

TOKAT

Tokat İlinin plaka numarası 60, Tokat telefon kodu ise 356'dır.


Tokat'ın yüzölçümü 9.958 km² olup, nüfusu ise 1990 yılı verilerine göre 724.1852dir.

Tokat'ın İlçeleri
Tokat Merkez, Almus, Artova, Başçiftlik, Erbaa, Niksar, Pazar, Reşadiye, Sulusaray, Turhal, Yeşilyurt ve Zile.

Tokat'ın Tarihî ve Turistik Yerleri
       Niksar çamiçi ve Reşadiye Zinav Gölü orman içi dinlenme yerleri; Tokat, Gömenek (Komana Pontika), Niksar, Turhal ve Zile Kaleleri; Tokat Yağbasan, Niksar Yağbasan ve Hatuniye medreseleri; Tokat, Niksar ve Zile Ulucamileri; Garipler, Hamzabey, Meydan, Behzat, Alipaşa, Silahtar Ömer Paşa, Çöreği Büyük, Halil Bey, Sinan Bey, Boyacı Hasan Ağa ve Hoca İshak Camileri; Pervane Darüşşifası (Gökmedrese); Sefer Beşe Mescidi ve Alacamescid; Sümbülbaba Zaviyesi ve Türbesi; Taşhan ve Turhal kervansarayı; Ebu'l- Kasım, Halef Sultan, Vezir Ahmet Paşa, Nureddin İbn Sen Timur, Abdülmuddalip, Hacı Çıkrık, Melik Gazi ve Musa Fakih Türbeleri; Kulak ve Kırk Kızlar Kümbetleri; Pervane, Yörgüç Paşa, Mustafa, Ali Paşa Hamamları ve Yeni Hamam, Çifte Hamam; Talazan, Tokat ve Turhal Köprüleri; Tokat Müzesi.

Tokat Hakkında
       Tokat, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nin iç kesiminde yer alan illerimizdendir. Büyük bir kısmı Orta Karadeniz Bölümünün sınırları içinde olan il topraklarının güney kesimdeki küçük bir bölümü İç Anadolu bölgesi sınırlarına taşar.
       Horoztepe ve maşathöyük'te yapılan kazılar sırasında ele geçen buluntuların değerlendirilmesi sonucunda tokat yöresinin çok eski bir yerleşme alanı olduğu anlaşılmıştır. Osmanlı döneminde toplumsal ve ekonomik çelişkilerin artması üzerine anadolu'nun çeşitli kesimlerinde çıkan ve Celali Alyaklanmaları olarak adlandırılan halk hareketlerinin tokat ili tarihinde özgün bir yeri vardır. Turhal'lı Bozok Türkmenlerinden Şeyh Celal, haksızlıklara karşı 1518 ve 1519 da ilk kez tokat yöresinde Osmanlı Devleti2ne başkaldırdığından, 16. ve 17. yüzyıllar boyunca Anadolu'yu derinden etkileyen halk hareketlerinin tümüne Celali Ayaklanmaları adı verildi. Cumhuriyet Dönemine kadar tokat Yöresinde daha birçok ayaklanma yaşandı. Tokat günümüzde gelişmekte olan ilimizdir.

Tokat'ın Coğrafî Yapısı
       Yüksekliği hiçbir kesimde 2.500 metreyi bulmayan Tokat İli topraklarıakarsu vadileriyle derin biçimde yarılmış engebeli alanlardan oluşur. Bu topraklar Kuzey Anadolu Dağları'nın kıyıları ile iç sıraları tarafından engebelendirilir. Bunlardan başlıcaları kuzeydeki Canik Dağları, doğudaki Asmalıdağ, güneydeki deveci ve Çamlıbel Dağları ile batıdaki Buzluk ve Sakarat dağlarıdır. İlin orta kesimini ise Yaylacık, Mamo ve köse Dağları engebelendirir. bu dağlar il sınırları içinde genellikle doğu-batı doğrultusunda uzanan sıralar oluşturur. doğu kesimde yer alan Asmalıdağ'ın 2.416 metreye erişen doruğu tokat ilinin en yüksek noktasıdır. Dağların yüksek kesimlerinde, hayvancılık açısından önem taşıyan bazı düzlükler vardır.


       Tokat il topraklarından kaynaklanan suların hemen tümünü Yeşilırmak toplar. Kaynaklarını il sınırları dışında alan ve başlangıç kolu Tozanlı Çayı adıyla anılan bu akarsuyunbaşlıca kolları Kelkit Irmağı ile Çekerek ve Karakuş çaylarıdır. Üzerinde barajlar kurulmuş olan Yeşilırmak'ın bazı bölümleri batıda doğal sınır oluşturur.Kızılırmak'a katılan Yıldız Çayı kaynaklarından bir bölümünü Tokat ilinin doğu kesiminden alır.
        Tokat ilinde tarımsal üretim alanı olarak büyük önem taşıyan alçak düzlüklerakarsu vadi tabanlarının genişlediği kesimlerde yer alır. Bu düzlüklerden en önemlileri Kelkit ırmağı vadisindeki Niksar ve Erbaa ovaları, Yeşilırmak vadisindeki Kazova, Çekerek Çayı vadisinde yer alan Artova'dır. Taşova'nın küçük bir bölümü de il sınırları içinde kalır.


       Almus baraj gölü Tokat ilindeki en büyük göldür. Bölgedeki bir başka yapay göl olan Hasan uğurlu baraj gölünün güney bölümü il sınırları içindedir. Tokat ilinde önemli bir doğal göle rastlanmaz.
       Kuzey anadolu kırık kuşağının geçtiği Tokat ili toprakları, ülkemizin en etkin deprem bölgelerinden birinde yer alır. Çoruh- Kelkit vadi oluğunun batı kesimini oluşturan Kelkit vadisindeki çöküntü alanlarında yer alan Niksar ve Erbaa'da 1942 de olan bu deprem 3000 kişinin yaşamını yitirmesine ve 6000 yapının yerle bir olmasına yol açmıştı.


İklimi ve Bitki Örtüsü
       Karadeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasındaki geçiş alanında yer alan Tokat ili kara ikliminin etkisi altında kalır. Yıllık ortalama yağış miktarı 500 mm'yi bulmayan Tokat'a en çok yağış düşen mevsim ilkbahardır. Kışları kar yağışlı geçen ilde sıcaklık kışın -19 °C  kadar düşer. Tokat ilinde yazlar sıcak ve kurak geçer. Bazı yazlar hava sıcaklığı  40°C'ye kadar yükselir.
       Tokat ili orman açısından oldukça zengindir. İl alanının yarıya yakın bölümünü oluşturan dağlar meşe, kayın ve yüksek kesimlerde sarıçam ormanlarıyla kaplıdır. İlin alçak kesimlerinde doğal bitki örtüsü bozkır (step) görünümündedir.

Ekonomi
       Tokat ilinde ekonomi tarıma dayalıdır. 1985'te Tokat halkının önemli bir bölümü kırsal kesimde yaşıyordu. Başlıca tarım alanlarından olan Artova tahıl, Kazova üzüm, Taşova da tütün üretimiyle bölge ve ülke çapında ünlüdür. Çok miktarda tarım üretimi yapılan Tokat ilinde tarımsal etkinliklerin gelişmesine katkıda bulunması için Taşova Tarım İşletmesi kuruldu. Tokat ilinde yetiştirilen tarım ürünlerinin başlıcaları şekerpancarı, buğday, arpa, domates, patates, soğan, mısır, karpuz ve kavundur.

       Türkiye'nin dördüncü şeker fabrikasının Turhal'da kurulmuş olması Tokat ilinde şekerpancarı ekim alanlarının genişlemesine yol açtı. 1987 de ilde gerçekleştirilen şekerpancarı üretimi
1 milyon tona yakındı. Yörede gelenksel olarak tütün yetiştirilmesine bağlı olarak Tokat'ta bir sigara fabrikası kurulmuştur. Ekime elverişli alanları fazla geniş olmayan Tokat ilinde birçok sebze ve meyve de yetiştirilir.
       Hayvancılık özellikle kırsal kesimde yaşayanlar için önemli bir gelir kaynağıdır. İlin alçak kesimlerinde sığır ve manda, yüksek kesimlerinde ise koyun ve kılkeçisi yetiştirilir. Artova ve Zile yörelerinde az sayıda Ankara keçisi de yetiştirilmektedir. Tokat'ta hayvancılığın öteki dalları olan tavukçuluk ve arıcılık da yapılmaktadır. Tatlı su balıkçılığı da yapılan Tokat ilinde alabalık üretimine de yer verilmektedir. Orman açısından zengin olan ilin dağlık kesimlerinde yaşayanlar için ormancılık önemli bir gelir kaynağıdır.

        Yeraltı kaynakları açısından fazla zengin sayılmayan ilde sanayi daha çok tarıma dayalıdır. Şeker ve sigara fabrikalarından başka ilde süt ürünleri, un, şarap, konserve, yem, orman ürünleri, tarım alet ve makineleri, tuğla ve kiremit fabrikaları da vardır. Küçük sanayisi gelişmemiş Tokat ilindeki bazı atölye ve imalathanelerde metal eşya, orman ürünleri, dokumacılık gibi dallarda üretim yapılır. İç Anadolu Bölgesi'ndeki bazı merkezleri Karadeniz kıyısına bağlayan kara ve demir yolları Tokat ili topraklarından geçer.


Tokat'ın Tarihçesi
       Kentin tarihsel çekirdeği, güneybatıdaki Hisartepe'de yer alan Tokat Kalesi'dir. Bizans döneminde önemli bir savunma üssü olan Tokat kalesi, Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar tarafından onarılarak  cezaevi olarak da kullanıldı. Yeşilırmak'a katılan Behzat deresi vadisinin yamaçlarında kurulmuş olan kentinen eski mahalleleri hisartepe'nin eteklerinde yer alır. Birçok tarihsel yapıyla süslenmiş olan kent, savaşların yanısıra ayaklanma, sel, yangın ve depremlerden zaman zaman zarar gördü. Roma döneminden sonra yüzyıllar boyunca bir sınır yerleşmesi görevi üstlenen Tokat gelişmekte olan bir ilimizdir.
       Ünye-Niksar-Sivas karayolu ile Samsun-Amasya-Sivas karayolu Tokat kentinde kesişir.

Tokat İli'nin Yöresel Yemekleri
        Tokat kebabı, karabakla dolması, erikli yavan sarma, pehli, leylek giliği, bişi, cevizli çörek, katmer, bacaklı çorba, kabak kavurması, madımak, tokat mantısı, bat, sac çökeleklisi ve daha birçok çeşit yemek vardır Tokat'ta..
Tokat Kebabı
 Tokat'ın Neyi Meşhur
  Tokat'a yolunuz düşerse, Tokat kebabı yemeden, sofra bezi, çemen, yazma, pekmez ve kuşburnu almadan sakın burdan ayrılmayın, sonra pişman olursunuz. Demedi demeyin.
Tokat el baskısı sofra bezi
   

      

8 Kasım 2012 Perşembe

NEMRUT DAĞI

       Ülkemizde Nemrut Dağı adıyla anılan iki ayrı dağ bulunmaktadır. Bunlardan Adıyaman iline bağlı Kâhta ilçesinin kuzeydoğu kesiminde yer alan Nemrut Dağı, Güneydoğu Torosların bir parçasıdır. Yüksekliği 2.150 metre olan Nemrut'un doruk kısmında tümüülüs denen bir mezar üzerine toprak yığılarak oluşturulan tümsek ile dev boyutlarda dinsel anıt kalıntıları vardır.

       Öbür Nemrut Dağı ise, Bitlis ilinin sınırları içerisindedir. Van Gölü'nün batısında yer alan ve bu göl ile Muş Ovasını birbirinden ayıran 2.828 metre yüksekliğindeki bu dağ sönmüş bir yanardağdır. Kraterinden halâ dumanlar tüten bu eski yanardağın son kez 15. yüzyıl ortalarında püskürdüğü bilinmektedir. Yüksek kesimlerindeki çukurlukta yer alan yarım ay biçimli ve suları tatlı olan Nemrut gölü, Türkiye'nin en büyük krater gölüdür. Bu özellikleriyle Bitlis ili sınırları içinde yer alan Nemrut Dağı coğrafya açısından, Öbür Nemrut Dağı ise tarihsel ve arkeolojik zenginlikleriyle önem taşımaktadır.

       Adıyaman ilindeki Nemrut Dağı'nın doruğunda İÖ. I. yüzyılda yaşayan Kommagene kralı I. Antiokhos'un mezarının bulunduğu sanılan tümülüs yer alır. Tümülüsün doğusundaki alanın kuzeyi ve güneyi, dış duvarların alt sırasında kullanılan ve ortostat denen üstü kabartmalı ve yazılı taş levhalarla çevrilidir. Doğusunda piramit biçiminde bir ateş sunağı bulunan bu alanın batısında, yüksekliği 8-10 metreyi bulan beş tanrının heykeli vardır. Helenistik dönemin en önemli devletlerinden biri olan Kommagene krallığı, büyük İskender'in görüşleri doğrultusunda eski Yunan ve Doğu kültürlerini kaynaştırmayı amaçladığından bu heykellerin her biri birkaç tanrıyı temsil eder. Tanrıları oturur durumda betimleyen bu dev heykellerin tümünün Persler'e özgü birer başlık taşıyan başları yere düşmüş durumdadır. Ortostatlardan bir bölümünde Antiokhos'un Pers kökenli babasının öteki bölümünde ise Makedonya kökenli annesinin atalarını gösteren kabartmalar görülür. Ortostatların arka yüzünde ise bu kabartmalardan betimlenen kişilerin adları yazılıdır.

       Tümülüsün batısındaki alanda görülen heykeller ile yapılar da doğudakilere benzer. Günümüze daha iyi bir durumda ulaşmış olan buradaki heykellerin de başları yere düşmüş durumdadır. Kral Antiokhos'un Makedonya'lı atalarının kabartmaları heykellerin karşısında, Pers atalarının kabartmalarıyla süslü ortostatlar ise bu alanın güney kesimindedir. Bu kabartmalar arasında en iyi durumda olanlar Antiokhos'u çeşitli tanrılarla el sıkışırken gösteren kabartmalardır. Nemrut Dağı'na tırmanmayı sağlayan yol, tümülüsün kuzeyindeki alanda doruk kesimine ulaşır. Dinsel anıtların yer aldığı doğu ve batıdaki alanların birleştiği bir tören alanı niteliğindeki bu bölüm, eski bir duvardan kalma büyük taşlarla kaplıdır. Kayalık bir alan üstünde yumruk büyüklüğündeki taşların yığılmasıyla oluşturulan tümülüsün yüksekliği yaklaşık 50 metredir. I. Antiokhos kayalık alanda oyularak yapılan bir mezar odasına gömüldükten sonra üstünün bu taşlarla örtüldüğü sanılmaktadır.

       Zengin kültürel değerlere sahip olan Nemrut Dağı'nın koruma altına alınması düşünülmüş ve 7 Aralık 1988 de 13.850 hektarlık alanda bir ulusal park kurulmuştur. Çok sayıda turist tarafından ziyaret edilen Nemrut Dağı Milli Parkına Kâhta'dan 43 kilometrelik bir yolla ulaşılır. Yakınında bir konaklama tesisi olan ulusal park, özellikle yabancı turistler için düzenlenen turların uğrak yerlerinden biridir.

7 Kasım 2012 Çarşamba

MUŞ

Muş İli'nin telefon kodu 436, muş plakası ise 49'dur.


Muş ilinin yüzölçümü 8.196 km² olup, nüfusu ise 1985 yılı verilerine göre 339.4922dir.

Kayalıdere

Muş İli'nin İlçeleri
Muş merkez, Bulanık, Hasköy, Korkut, Malazgirt, Varto.

Muş'un  Tarihî ve Turistik Yerleri
Muş Kalesi; Surp Karabet manastırı (Çengel Kilise); Muş Ulucamisi; Hacı Şeref ve Alaeddin Bey camileri; Aslanlı Han; Murat Irmağı Köprüsü.

Coğrafi Yapısı
      İl topraklarını kuzeyde Bingöl ve Akdoğan dağları, doğuda Top dağı, güneyde Bilican Dağları ile Nemrut Dağı'nın kuzeybatı uzantıları, güneybatıda Karaçavuş Dağlarıolarak da bilinen haçreş Dağları, batıda da Şerafettin Dağı kuşatır. İlin en yüksek noktası, kuzeyde yer alan Akdoğan Dağı'nın 2.879 metreye ulaşan doruğudur. Muş ilinin orta kesiminde geniş alanlar kaplayan yaylalar, hayvancılık açısından büyük önem taşır. İl topraklarının en alçak kesimlerini oluşturan ve birer çöküntü alanı olan Muş, Bulanık ve Malazgirt ovaları da tarım alanı olarak önem taşır. Muş Ovası, doğu Anadolu Bölgesinin güney kesiminde yer alan ve batıda elbistan ovasından başlayan çöküntü alanı dizisinin en doğu bölümünü oluşturur.
        Muş ilinden kaynaklanan suların hemen tümünü toplayan Murat Irmağı, Elazığ ilinin sınırları içinde kalan Keban baraj gölüne dökülür. Dicle ırmağının başlıca kollarından olan Batman çayının başlangıç kolları ilin güneybatısında küçük bir alandan doğar. Muş ilinde irili ufaklı birçok göl vardır. bunların en büyükleriHaçlı gölü ile eskiden Hamurpet gölü adıyla anılan Akdoğan Gölü'dür. Kuzey Anadolu ve doğu Anadolu kırık kuşakları il topraklarında kesişir. Etkinliğini koruyan kırıkların geçtiği bu topraklar, ülkemizdeki birinci derecede tehlikeli deprem bölgeleri arasında yer alır.


İklimi ve Bitki Örtüsü
       Doğu Anadolu Bölgesinde egemen olan sert kara ikliminin etkisinde kalan Muş ilinde kışlar çok soğuk ve kar yağışlı geçerkarın yaklaşık 3 ay toprak üstünde kaldığı ilde, kışın hava sıcaklaığı bazen -30°C 'nin altına düşer. Alçak kesimlerine daha az yağış düşen Muş ilinde sıcak geçen yazlar oldukça kısadır.
       Muş ilinin doğal bitki örtüsü bozkır olup, yaylaları çayırlarla kaplı olan Muş ilinin dağlık kesimlerinde meşe topluluklarına rastlanır.



Ekonomi
       Üçte ikisinden fazlası kırsal kesimde yaşayan Muş ili halkının başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır. Karın kalkmasıyla ilkbaharda yeşil çayırlarla kaplanan yaylalar, göçer aşiretlerin buraya çıkardığı sürülerin beslenmesi içinyaz boyunca elverişli bir ortam oluşturur.. Yörede canlı hayvan ticareti de yapılır. bu amaçla yetiştirilen koyunların bir bölümü yurt dışına satılır. İlde sağılan sütlerin değerlendirilmesi amacıyla kurulmuş olan süt ürünleri işletmeleri vardır.
       Ekime elverişli alanları kısıtlı olan Muş ilinde yetiştirilen başlıca ürünler şekerpancarı, buğday, nohut, arpa, kavun ve karpuzdur. Muş'ta sanayi gelişmemiştir.İldeki başlıca sanayi kuruluşları un, şeker, yem fabrikaları ile barit işleme tesisidir.
       Muş ili ulaşım açısından önemli bir konumdadır. Elazığ'ı Van Gölü kıyısındaki Tatvan'a bağlayan demiryolu ile Bingöl'ü Bitlis ve Van'a bağlayan karayolu il topraklarından geçer. Muş ili yeraltı kaynakları açısından yoksuldur.

Muş İlinin Yöresel Yemekleri

        Muş köftesi (hafta direği), cevbelek, domatesli lahana dolması (kırkçikli kelem dolması), hez (hasut) dolması, çorti, keşkek, cavbelek, mırtöge , hersedir, teter helvası, kurçık, murtoge, helimaşi, jag, gülük, kenger, sepidak, uçkun, kak ve mırtöge



MUĞLA

Muğla hangi bölgededir
Muğla'nın plaka numarası 48'dir, Muğla'nın telefon kodu ise 252'dir.


Muğlanın yüzölçümü 13.338  km²  olup, Muğla nüfusu ise 1985 yılı verilerine göre 486.290'dır.
Muğla Merkez

Muğla'nın İlçeleri 
Muğla merkez, Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Marmara, Milas, Ortaca, Ula, Yatağan.
Ölü deniz

Muğla İlinin Tarihî ve Turistik Yerleri

Gökova, Kızıldağ, Uslu Koyu, Katrancı Koyu, Değirmenbaşı, ölüdeniz, Gemiler Koyu, Oyuktepe, Çabucak, Günnücek, Çetibeli, Bucak, Pamucak ve Aşı İskelesi orman içi dinlenme yerleri; Bargylia, Halikarnas, Herakleia, Latmos, İassos, Köyceğiz (Kaunos), Keramos, Knidos, Milas, Labranda, Letoon, Pınara, Telmessos ve Tios ilkçağ kent kalıntıları; Gümüşkesen Anıtı; Beçin ve Bodrum Kaleleri; Milas ve Muğla Ulucamileri; Ahmet Gazi Medresesi; Kurşunlu Şeyh, Pazar Yeri, Şahidi Mustafa Paşa, Tepecik, Hacı İlyas, Firuz Bey, Ağa ve Belen Camileri; Kadızade Köprüsü; Bodrum, Fethiye ve Milas Müzeleri.

Coğrafi Yapısı
       Muğla İli oldukça karmaşık bir doğal yapıya sahiptir. İl topraklarının üçte ikisini genellikle kıyıya parelel ve düzenli sıralanan dağlar oluşturur. Muğla'nın Ege bölgesi sınırları içinde kalan kesimini İlbir, Beşparmak ve Oyuklu Dağları engebelendirir. Bu kesimdeki başlıca yükseltiler Sandras ve Boncuk dağları ile Akdağ'dır. İlin en yüksek noktasıAntalya iliyle doğal sınır oluşturan Akdağ kütlesinde 2.569 metreye erişen Salur Dağı'nın doruğudur. Dağlık alanların geniş bir yer tuttuğu Muğla ilinde düzlükler fazla yer tutmaz. Başlıca düzlükler Milas, Köyceğiz ve Dalaman ovaları ile Eşen Ovası'nın il sınırları içine taşan batı kesimidir.


       Muğla ili topraklarından kaynaklanan sular Akçay ve Çine Çayı'nın katıldığı Büyük Menderes Irmağı aracılığıyla Ege Denizi'ne, Dalaman ve Kocaçay olarak da adlandırılan eşen Çayı aracılığıyla Akdeniz2e dökülür. Eşen Çayı'nın aşağı çığırı Antalya iliyle doğal sınır oluşturur.

       Muğla ilinde yer alan en önemli doğal göl Köyceğiz gölü'dür. Bafa Gölü'nün doğu kesimi ile Akçay üzerinde taşkın önleme, sulama ve enerji üretimi amacıyla kurulan Kemer Barajı2nın ardında suların birikmesiyle oluşan yapay gölün güney bölümü il sınırları içinde kalır. Kıyı kesiminde bazı küçük lagünler vardır. Bu kıyıdaki başlıca çıkıntılar bodrum, Reşadiye (Datça) ve Bozburun yarımadaları; başlıca girintiler ise Güllük, Gökova ve Fethiye Körfezleri'dir. Kıyı açığında irili ufaklı birçok ada vardır. Bunların en büyükleri karaada ile Salih ve Tersane adalarıdır. Daha açıktaki İstanköy (Kos), Sömbeki (Simi) ve Rodos adaları Yunanistan sınırları içerisindedir.


İklimi ve Bitki Örtüsü
       Muğla ili yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Akdeniz'in orta ve batı kesiminden gelen hava kütlelerinden etkilendiği için Akdeniz Bölgesinin öteki illerinden daha fazla yağış alır.
      Kıraç topraklardan oluşan Muğla ilinde doğal bitki örtüsü makidir. Zeytinlikler geniş alanlar kaplar. Alçaklarda kızılçamlardan oluşan ormanlar yüksek kesimlerde yerini sedir ve ardıçlarla karışan yoğun karaçam ormanlarına bırakır. Kıyı kesiminde katışıksız yada meşe ve kızılçamlarla karışık olan sığla ormanlarına rastlanır.


Ekonomi
       Muğla ili ekonomisinde tarım, turizm ve ticaret ilk sıralarda yer alır. Yetiştirilen başlıca ürünler buğday, mısır, çiğit, pamuk, arpa, patates, soğan, domates, karpuz, patlıcan, zeytin, dolmalık biber, mandalina, taze fasulye, portakal, pırasa, kavun ve hıyardır.
       Muğla ilinin en ünlü hayvansal ürünü çam balıdır. Ülkemizde Ordu'dan sonra en çok bal üretimi yapılan il Muğla'dır. Süngercilik, açık deniz ve tatlı su balıkçılığı da yapılan muğla'da orman ürünleri de önemli gelir kaynakları arasında yer alır. Reçine, defne yaprağı, adaçayı ve bergamot ormanlardan elde edilen başlıca ürünlerdir. Sığla ağaçlarından elde edilen ve kozmetik sanayiinde kullanılan sığla yağı yurt dışına ihraç edilen önemli bir üründür.
Muğla Su Altı Müzesi

       Muğla ili ülkemizde turizm etkinliklerinin en canlı biçimde yaşandığı yörelerden biridir. Havanın ve deniz suyu sıcaklığının yüksek olduğu mayıs ve ekim ayları arasında yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Muğla kıyılarındaki koylarda yat ve tekne gezilerinin yanısıra su kayağı, paraşütlü su kayağı ve sörf yapılır.
       Tarımsal ürünlerin pazarlanmasının yanısıra turizmin hızla gelişmesi de ticaretin canlanmasına yol açmıştır. kıyılardaki yerleşim yerlerinde giyim eşyası, halı, kilim ve hediyelik eşya satışı yapan çok sayıda işyeri vardır.
       Muğla ilinde sanayi fazla gelişmemiştir. En önemli sanayi kuruluşları süt ürünleri, yem, tarım makineleri, zeytinyağı, sabun, kireç ve çimento fabrikalarıdır. Çırçır, yün ipliği, halı dokuma atölyeleri ile kıyı kesiminde tekne yapım yerleri de olan ilin en büyük sanayi kuruluşu Dalaman'daki kâğıt fabrikasıdır.
       Yeraltı kaynakları bakımından da oldukça zengin olan Muğla'da asbest, demir, krom, linyit, manganez, mermer ve zımpara taşı yatakları vardır. Zımpara taşını yurt dışına dahi ihraç etmektedirler.

Muğla İli'nin Yöresel Yemekleri

       Çökertme kebabı, hindiba, dülger balığı mantısı, arapsaçı kavurması, kapari filizi, damat tatlısı, milas köftesi, taratorlu börülce salatası, zeytinyağlı kabak çiçeği dolması, kuru ekmekli bodrum salatası, marmaris pilavı, yari yardan ayırmayan, turpotu salatası gibi yemekler yaygındır Muğla'da...

 



     


4 Kasım 2012 Pazar

MARDİN

Mardin İli'nin telefon kodu 482, plaka numarası ise 47'dir.
Mardin İli'nin yüzölçümü 12.760  km² olup, Nüfusu ise 1985 yılı verilerine göre 652.069'dur.


Mardin İli'nin İlçeleri
Mardin merkez, Cizre, Dargeçit, derik, Gercüş, İdil, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur, Silopi.

Tarihî ve Turistik Yerleri

Germiab Kaplıcası; Mardin ve Hasankeyf  Kaleleri; Deyrüz-Zafaran, Mar Behnam ve Mar Mihail manastırları; Hatuniye, Marufiye, Şehidiye Melik Mansur, Altunboğa, Zinciriye, Kasımiye, Şah Sultan Hatun, Savurkapı ve Harzem Taceddin Mesud medreseleri; Firdevs Köşkü, Hasankeyf Sarayı; Mardin, Hasankeyf ve Kızıltepe Ulucamileri; Eminüddin ve Necmeddin külliyeleri; Kale, hızır (Akkoyunlu), Babüs-Sur (Melik Mahmud Türki (Şeyh Ali), Pamuk, Kıseyri, Reyhaniye, Arap (Azap), Zairi, Hacı Ömer (Halife), Camiür-Rızk ve Koç Camileri; Kayseriyye Çarşısı ve Revaklıçarşı; Kervansaray; Hasankeyf İmam Abdullah Zaviyesi; Zeynel Bey Kümbeti; Hasankeyf ve Kızıltepe Köprüleri; Mardin Müzesi

Coğrafî Yapısı
      Mardin ili Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alır. Yalnızca doğudaki küçük bir bölümü Güneydoğu Anadolu Bölgesinin sınırları içindedir.
      Anadolu'yu Mezapotamya'ya bağlayan yolların geçtiği Mardin yöresi, çok eski bir yerleşim alanıdır. Bu yerleşim yerlerinden en önemlilerinden biri Artuklulardan kalma tarihsel yapılarıyla ünlü Hasankeyf'tir. Hasankeyf eskiden su yolu olarak da yararlanılan Dicle ırmağı'nın kıyısında kurulmuş ve günümüzde Gercüş ilçesine bağlı bir bucaktır.
Deyrüz-Zafaran

     Yüksekliği hiç bir kesimde 1.500 metreyi aşmayan Mardin İli topraklarının büyük bölümü orta yükseklikteki bir eşik alanın üstünde yer alır. Diyarbakır Havzasını Mezapotamya'nın kuzeyinde yer alan düzlüklerden ayıran bu engebeli alan, Mardin- Midyat eşiği adıyla anılır. doğuda Dicle Irmağı vadisinden, batıda Karacadağ'a kadar uzanan bu eşik alan jeolojik açıdan çok eski topraklardan oluşur. Mardin- midyat eşiğinin kuzeydoğusunda yer alan Akçadağ'ın 1.416 metreye ulaşan doruğu ilin en yüksek noktasıdır. Mardin ilinin doğu kesimini Cudi Dağı, kuzeybatı kesimini de karacadağ'ın güney uzantıları engebelendirir.

       Mardin ili topraklarından kaynaklanan sular dicle ve Fırat ırmakları aracılığıyla Basra Körfezine ulaşır. Dicle ırmağına ulaşan başlıca akarsular Bağlıca, Savur ve habur çaylarıdır. Büyükdere, Gümüş Çayı ve çağçağa suyu ise Suriye topraklarına geçtikten sonra birleşerek Fırat Irmağı'na katılır. Konumu kabaca bir çekici andıran il topraklarının darlaşan doğu kesiminin doğusunda Hezil, güneyinde Habur Çayları, batısında Dicle Irmağı doğal sınır oluşturur. Habur çayı'nın Dicle'ye katıldığı noktada Türkiye, Irak ve suriye birbirine komşu olur. İlin bu uç kesimi dışındaki büyük bölmünün doğu ve kuzeydoğusunda dicle ırmağı batısında da büyükdere doğal sınır oluşturur. İl sınırları içinde önemli doğal yada yapay göller yoktur.

İklimi ve Bitki Örtüsü 
      Hava sıcaklığı bazı yazlar 40 °C'nin üstüne çıkan, bazı kışlar da -10 °C'nin altına düşen Mardin İligüneydoğu Anadolu Bölgesinin Kara İkliminin etkisi altındadır. Orta yükseklikteki bir eşik alanın üstünde yer alması nedeniyle kuzey ve batısındaki illere oranla daha çok yağış alır. Bu özelliği nedeniyle Mardin- Midyat eşiğinde nüfus yoğunluğu, çevresindeki alanlara nisbetle daha fazladır. 
      Mardin ilinin doğal bitki örtüsü bozkır (step) görünümündedir. kuzey kesiminde ve özellikle Mazı Dağında meşe topluluklarına rastlanan ilin güney kesiminde yer yer zeytinlikler vardır. 
Mardin Nusaybin

Ekonomi 
      Mardin ilinde ekonomik yaşam tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, kırmızı mercimek, üzüm, arpa, karpuz, kavun, domates, patlıcan, pamuk ve nohuttur. Türkiye'de üretilen kırmızı mercimeğin yaklaşık %33'ü Mardin ilinde üretilmektedir. Çok miktarda küçük baş hayvan yetiştirilen Mardin ilinde hayvancılık başlıca gelir kaynakları arasında yer alır. koyunun yanısıra kılkeçisi ve yöreye özgü bir çeşit Ankara keçisi de yetiştirilen ilde bu hayvanlardan elde edilen yün, kıl ve tiftik gibi hayvansal ürünler dokumacılıkta kullanılır. İlin iç kesimlerindeki bazı yörelerde sığır yetiştiriciliği de yapılır.
Mardin Çarşısı

      Sanayinin gelişmemiş olduğu Mardin ilinde un, yem, şarap, çimento, boru, çırçır, bitkisel yağ, yün ipliği, pamuk ipliği ve halı fabrikaları vardır. Et ve süt ürünlerini işleyen dericilikle uğraşan işyerlerinin yanısıra ilde küçük sanayi atölyeleri de kurulmuştur. 
      Yeraltı kaynakları açısından zengin olmayan il topraklarında asfaltit ve fosfat yatakları vardır.

Mardin İlinin Yöresel Yemekleri  
Harak Sub (El Yakan)

      Çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış Mardin ilinde, mutfak kültürü çok zengindir. Diğer yörelerde yapılan yemeklere bile kendi usullerinde koydukları baharatlarla değişik bir lezzet katarak değişik çeşitler ortaya çıkarmayı başarabilmişlerdir. Mardin ilinin birçok yemek çeşidinin yanı sıra yörede süryani yemeklerine de yer verilmektedir. 

Mardin Yemekleri

      Mardin yemeklerinin bir kısmını şöyle sıralayabiliriz. Harire, Harak Sub, Dobo, Kitelraha, Dokulmay, Kinnebre, perde pilavı içli köfte, sembüsek, Mardin kebabı, Asir, Pekmezli yoğurt, Mutabbaka, Kilice, İsfiri, Nane çuçe, kaburga dolması, işkembe, vs.

Kaburga Dolması