13 Mayıs 2013 Pazartesi

Türkiye'nin Görmeye Değer Yerleri

Boğaziçi

İstanbul'un İncisi Boğaziçi

Avrupa ve Asya'yı birbirinden ayıran Boğaziçi, büyük bir ihtişam ve saf bir güzellikle geçmiş ile bugünün eşsiz birlikteliğini gözler önüne seriyor. Yalıların yanında modern oteller, taştan hisarların yanıbaşında rustik sarayları küçük balıkçı köylerinin nostaljisini taşıyan semtlerdeki şık yapılar...
Boğazı görmenin en iyi yolu, kıyılarında zig zag çizen yolcu vapurlarından birine binmektir. Eminönünden başlayan gezi sanki bir akraba ziyaret ediyormuş gibi sırayla boğazın Asya ve Avrupa kıyılarına uğrayarak devam ediyor. Benzersiz bir görsel şölen...

Botanik Cenneti Uludağ

Olağanüstü doğası, flora ve faunasının zenginliği ile 1961 yılında Millî Park ilan edilen Uludağ'ın 11.338 hektarlık alanı koruma altında. Uludağ, zengin pist seçenekleri ve renkli gece hayatıyla ülkemizin en popüler kayak merkezi olarak da haklı bir üne sahip. Yaklaşık otuzu yalnızca burada yayılma gösteren, yüzün üzerindeki bitki türü, Uludağ'ın kış sporlarının yanısıra doğa gözlemcileri ve botanik meraklıları için de önemli bir merkez haline gelmesine sebep oluyor. Yıllardır Türkiye'nin en popüler kayak merkezi olma özelliğini kimseye kaptırmayan Uludağ, 30'un üzerinde endemik bitki türüne ev sahipliği yapıyor.
Uludağ Kayak Merkezi
Manyas Kuş Cenneti

Kıtalar arası göç yolları üzerinde kuşların vazgeçilmez uğrak yerini oluşturan Manyas Kuş Cenneti Millî Parkı'na kuşlar misafir oluyor, dinleniyor ve karınlarını doyurarak yollarına devam ediyor. Kuş Cenneti'ne gelen 246 kuş türü olduğu tahmin ediliyor. Çevresi söğüt ve ılgın ağaçlarıyla kaplı olan gölün bütün kıyılarında bulunan saz, kamış, kafaotu ve kandıranın yanı sıra, sulak çayırlarda yüzlerce çeşit çiçekli ot mevcut. Gölde, Başlıcaları sazan, yayın, turna ve kefal olmak üzere 20 türden fazla balık yaşıyor. Kuş cennetine gelen 246 kuş türü olduğu tahmin ediliyor. Mart ayında gölün kuzeydoğu ucunda kuluçkaya yatan kuşlar, ağaçların gövdelerini saran sular nedeniyle yüksek dallarda kendilerini güvende hissederek yavruluyorlar. Mayıs ayında yumurtadan çıkan yavrular; Temmuz'da uçmaya başlıyor. Mart-Temmuz, Eylül-Ekim ayları kuş gözlemek için ideal dönemlerdir. Bu dönemlerde 200'ü aşkın kuş türünü gözlemek mümkündür. Manyas Kuş Cenneti zengin flora ve faunasıyla benzerleri arasında özel bir yere sahiptir. Yüzlerce türün gözlemlenebileceği Manyas, Türkiye'nin en eski Millî Park'larındandır. Gölün bitki örtüsü, kuşlara güvenli bir yavrulama ortamı sağlıyor. Karabataklar, gölün devamlı konukları arasında.

Manyas Kuş Cenneti
Derinliklerde Yatan Tarih
Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası


Türkiye'de batık dalışı denildiğinde akla ilk gelen yerdir Çanakkale ve Gelibolu yarımadası. Çok sayıda çıkartma ve deniz savaşına tanık olan bu sularda, kanlı çarpışmaların yaşandığı Çanakkale Savaşı'ndan kalma 236 batık yatıyor. Birbirinden ilginç su altı canlısına ev sahipliği yapan batıklar dalış meraklılarının gözdesidir.


Çanakkale

Kazdağı Millî Parkı

Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesi'ni birbirinden ayıran Kazdağı; doğal güzellikleri, tarihî değerleri, manzarası, fauna ve flora zenginliği ve su kayakları ile Ege Bölgesi'nin yer yüzü cennetlerinden biri. Mitolojide ismi İda olarak geçen Kazdağı, batı yönünde 1767 metreye kadar yükseliyor. Bilinen tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanan ve çok sayıda antik şehre ev sahipliği yapmış olan Kazdağı, ender rastlanan bir ağaç türü olan Kazdağı Göknarı'na da ev sahipliği yapıyor. Bu ağaç dünya üzerinde sadece burada yetişiyor. Ünlü Truva atının Kazdağı Göknarı'ndan yapıldığı biliniyor. Efsaneleri, temiz havası ve koruma altına alınan çiçekleri ile tanınan Kazdağı, çevresindeki trekking parkurları ve Jeep Safariler için uygun güzergâhları ile günden güne popülerleşiyor.
Kazdağı Millî Parkı
Mercanların Renkli Dünyası Ayvalık

Adayı boydan boya kaplayan zenginliklerle yemyeşil bir görünüm sergileyen Ayvalık, aynı zamanda Türkiye'nin önemli dalış noktalarına ev sahipliği yapıyor. 30 metre derinlikteki mercan resifleri kırmızıdan morun türlü tonlarına kadar sıralanırken, onlara birbirinden renkli balıklar ve anforalar eşlik ediyor.



Ege'nin Oksijen Deposu
Şahinderesi Kanyonu


Şahinderesi Kanyonu ve çevresi, dünyada oksijen oranının en yüksek olduğu ikinci bölgedir. Altınoluk'u oksijen çadırına dönüştüren faktörlerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgenin hava değişimini sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı da dağlara yolluyor ve böylelikle bir çeşit baca görevi görüyor. 27 km. uzunluğundaki kanyonun yüksekliği ise 600 metre. Akarsuyu çevreleyen tepelerin yüksekliği 600 metreye ulaşıyor.

Şahinderesi Kanyonu


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder